Yuvacık Safari Ana Sayfa / 20 04 14 , 18:51

Gönderen Konu: HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ  (Okunma sayısı 6036 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı MÜRSELİM

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 578
HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ
« : 23 05 11 , 16:32 »
                                                          BARINAK YAPMA
Doğada yaşam mücadelesinde insanın yağmurdan,kardan,rüzgardan ve güneşten korunarak dinlenmesi gereklidir.Fiziksel iyi bir dinlenme,ruhsal yapımızıda olumlu etkileyecek ve moralimizi yükseltecektir.Bulunduğumuz çevre ve iklime göre içine girip korunacak bir barınağı inşa etmeyi öğrenmemiz gereklidir.Barınağı, hangi etkenlerden korunmak istiyor isek ve kalacağımız süre ne kadar ise ona göre hazırlamalıyız. Barınağı hazırlamak için bulunduğumuz ortamdaki metaryellerde çok önemlidir.Sonunda barınak bu metaryallerle inşa edilecektir.
Öncelikle çevremizi dikkatle gözden geçirmeliyiz.Bulabileceğimiz bir mağara,terkedilmiş bir kulübe,doğal bir barınak bizi büyük bir enerji kaybından kurtaracak ve zaman kazandıracaktır.Hazır bir barınak bulamaz isek,kuracağımız yeri iyi seçmeliyiz.Bu yer rüzgarın estiği tepe üstü veya derin vadilerde kanal gibi esen tabanlarından uzak olmalıdır.Rüzgarlardan korunmalı kuytu bir yer seçmeliyiz.Barınağımızın girişi rüzgar yönünde olmamalıdır.Bu mümkün değilse kaya ve toprak yığını,kar duvarı,buz parçaları veya çalı çırpı ile inşa edilecek bir
duvar ile rüzgar engellenmelidir.Bu rüzgar engeli barınağımızın kolay ısınmasını sağlayacaktır.Barınak mümkün olduğu kadar basit fakat en iyi konforu verecek bir yapıda olmalıdır.

Resimde doğal bir oyuk ve rüzgardan korunmak için yapılan bir duvar görülmektedir.


Barınağı inşa ederken şu kural unutulmamalıdır.Hava sıcak veya soğuk olsun vücudumuz yattığımızda zemin ile temas etmemelidir.Isınmış bir zemin vücudumuzun su kaybına yol açacaktır.Soğuk bir zemin ise vücudun ısı kaybetmesine yol açar.Hazırlıyacağımız basit bir yer yatağı ihtiyacımızı görecektir.Kuru otlardan,taze çam dallarından hazırlayacağımız bir yatak vücudun dinlenmesini kolaylaştıracaktır.Yatağı boyumuzdan biraz uzun, 90 cm eninde ve 30 cm yüksekliğinde hazırlamalıyız.Yattığımızda rahatsız eden dallar var ise ayarlıyarak en uygun şekli bulmalıyız.Yattıkça dallar ezileceğinden iki günde bir yeni dallar ile yatak takviye edilmelidir.

Çam yaprak ve dallarından yapılan kamp yatağı ve basit bir barınak.

Eğrelti otu ve kuru otlardan yapılan şilte.

EĞİK DAMLI BARINAK
Ağaçlık alanlarda rahatça inşa edebileceğimiz ve araları 2.5 m geçmeyen iki ağacın çatallarından yararlanarak barınağı yapabiliriz.Uygun ağaç bulamadığımız taktirde yere tutturacağımız 3 direk ile bu barınak inşa edilebilir.

Eğik çatılı barınak yapımı

Zemine 45 derece açıyla konan ana dalların çatallarına yere paralel dallar yerleştiririz.Alttan döşenmeye başlanan dalların bir üst sırasındaki dallar alttakilerin üstüne konur. 45 derecelik eğim suyun akmasına yeterlidir.Akan suyun barınağa girmesine engel olmak için barınağı çevreleyen, dal veya kaya parçası ile kazılan 4 parmak derinliğinde bir drenaj kanalı yapılmalıdır.

Dalların kiremit gibi yerleştirilmesi

Uygun ağaç bulamaz isek aşağıdaki gibi barınaklar inşa edilebilir.


Çeşitli eğik damlı barınak yapımı.


KUBBE ŞEKLİNDE BARINAK
Çevremizde barınak için ağaç bulamadığımız taktirde,ince sazlardan,kısa boylu ağaççıklardan aşağıdaki gibi kubbe tarzında barınak inşa edebiliriz.Bunun için yere 2 m çapında bir daire çizeriz.Bu dairenin kenarlarına kalın uçları toprağa sokulan ince dalları yerleştiririz.Dalların ince uçları kubbenin tepesinde karşılıklı bağlanmalıdır.Önde giriş için, tepedede ateş dumanının çıkışı için açıklık bırakırız.Yan duvarları ince dallar ile sepet gibi öreriz.Kubbenin üstü ot,saz,dal ve çamur ile kapatılır.Otlarla kapatılırken alttan başlıyarak yukarı çıkılmalıdır.Her ot-saz katı altakinin üstüne konmalıdır.


AĞAÇ ALTI BARINAKLAR
Barınak inşa edecek zaman ve enerji olmadığı taktirde nispeten kolay yapılabilecek barınaklardır.Bu barınak için devrilmiş bir ağaç gövdesi gereklidir.


Kar kalınlığının yüksek olduğu ağaçlıklı dağ tepelerinde yapabileceğimiz bu barınaklar yolunu kaybetmiş doğa gezginleri,kayakçılar ve dağcılar için uygundur.Önemli olan geceyi veya fırtınayı atlatmak ve hayatta kalmaktır.Bu amaçla rüzgarın az olduğu bir noktada 1.5-2 m derinlikteki karı ağacın gövdesinden 1 metre yarıçaplı ve içinde oturduğumuzda rüzgardan etkilenmeyecek derinlikte kazarız.Kazmayı kayaklar,ağaç dalları,hedik gibi malzemelerle yapabiliriz.Bu işlem sırasında minimun kıyafetle ve terlemeden dinlenerek yapmalıyız.Çukurun üzeri kayaklar,ağaç dalları ve kar blokları ile örtülür.Gerekirse gövdeden uzakta minik bir ateş yakılabilir.Bu çukurda yere koyacağımız dallar üzerine oturulmalıdır.





KAR BARINAKLARI
Kar iyi bir yalıtkandır.Dağlarda mahsur kalan birçok dağcı hayatını kar mağaraları sayesinde kurtarmışlardır.Hiçbir zaman kuvvetli bir tipide yolu bulmaya çalışarak ve enerjinizi sonuna kadar tüketerek mücadele etmeyiniz.Doğru yapacağınız bir kar barınağı, fırtına geçene kadar beklemenizi ve ısınızı korumanızı sağlıyacaktır.Amaç hayatta kalmak olmalıdır.Dikkat edilecek husus çok kuytu bir yere bu barınağı yapmayın.Yoğun kar bu noktalarda birikeceğinden yaptığınız kar barınağının hava deliklerinin tıkanmasına ve havasız kalmanıza neden olacaktır.Rüzgar alan ve yeterli kar olan bir noktada bu barınağı inşa edin.Barınağınız yüksek yamaçların ve tepelerin dibinde çığ tehdidine açık alanlarda kurulmamalıdır.Kar barınağınızı 2-3 metre kalınlığındaki kar yığının kayak,hedik,yemek tabağı,kürek,ağaç dalı ile mağara şeklinde kazılması ile yapabilirsiniz. Kar barınağınızın iç ısısını, girişte yapacağınız bir delik ve üstte açacağınız ikinci bir havalandırma deliği vasıtası ile ayarlamanız gerekmektedir.İç ısı duvarların terleme yapıp damlamayacağı ve gevşeyip çökmeyeceği ısıda olmalıdır.Bu barınağı karda kazarken soyunmak ve en ince giysi ile çalışmak gereklidir.Kazı terlemeden yapılmalıdır.Düşük olan ısı derecelerinde terlemek ve bu terle oturmak çok tehlikelidir.Bu barınak geçici süre için yapıldığından tehlike geçene kadar barınakta yatmamak, yere uzanmamak gereklidir.Amaç ısı kaybetmemek olmalıdır.Barınağın zeminine konan dallar zemin ile ısı alışverişimizi nispeten azaltacaktır.Bu dallar üzerinde oturmak gereklidir.

İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır

Çevrimdışı MÜRSELİM

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 578
Ynt: HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ
« Yanıtla #1 : 23 05 11 , 16:58 »
    DOĞADA SU BULMA TEKNİKLERİ
 
            Hayatta kalma mücadelesinde su kadar önemli başka bir şey yoktur. Vücudumuzun % 70'i sudur. Bir insan düzenli ve minimum oranda su almaz ise, o insanın hızlı ve verimli olması beklenemez. Bir insanın iklime, doğadaki aktivitesine ve ortam ısısına bağlı olarak her gün en az 2.5 lt. su içmesi gerekmektedir. Yemek yemeden 30 gün dayanabilen insanlar su içmeden 7-10 gün ancak dayanabilmektedir. Bu süre sonunda ölüm kaçınılmazdır.
 
            Susuz bir ortamda, vücudumuzdaki var olan suyu korumak için :
1-     Su kaybını önlemek ve güneşten yanmamak için vücut derisi örtülmeli,
2-     Sıcak saatlerde aşırı çalışmaktan kaçınmalı, yürümeniz zorunlu ise acele etmeden yürünmelidir.
3-     Su yoksa yemek yenmemeli, konuşarak ağız ve boğazın kurumasına neden olunmamalıdır.
4-     Var olan su akşam serinliğinde veya gece küçük yudumlarla içilmeli,
5-     Çevrede bulunan deniz suyu veya içilmez su ile yalnız giysiler ıslatılmalı,
6-     Alkol ve sigara içilmemelidir.
 
Susuzluk nedeniyle durgun ve pis yüzey sularını arındırmadan asla içmeyiniz. Bu sular sizde hastalık yapacak bakterileri içerir. Susuzluk hızlı bir ölüm ise, pis suları içmek de yavaş bir ölümdür.
 
SU ARITMA VE SU BULMA TEKNİKLERİ
 
 
 Suyu arıtmak için şekil 1'de görülen sistemi kurmamız gerekmektedir. Şekilde bir kolu bağlanmış bir giysi görülmektedir. Aynı amaçla bir çorap da kullanılabilir. Suyun süzülmesi için kum ve otları giysi veya çorap içine koymamız yeterli olacaktır. Varsa yanmış odun kömürü de konularak suyun kokusunu alması sağlanır. Süzülen su bir kapta veya içi oyulan bir ağaç parçası içinde toplanır. Su 5 dak. Kadar kaynatılmalıdır. Eğer ağaçtan bir kap elde edilmişse, daha önce ateşte ısıtılmış temiz taşları suyun içine atarak ve bu işlemi taşlar soğudukça yineleyerek suyu kaynatabiliriz. Aynı amaçla şekil verilmiş ve güneşte kurutulmuş kil kapta kullanılabilir. 
            Pek çok yerde yüzey suyu bulmak mümkün değildir. Doğada su ararken memeli hayvanlara ve kuşlar izlenmelidir. Vahşi hayvanların ayak izlerinin yoğunlaşması suya giden hayvanlar hakkında ip ucu olabilir. Düz araziden yükselen kayalıkların yamaçlarında su olma olasılığı fazladır. Bu gibi yerlerde bulunan yeşil bitkiler ve onların dibindeki nemli toprak kazıldığında bulanık bir suya ulaşmak mümkündür. Bulunan su önce bulanık olacak,suyun bulanık kısmı atıldıktan sonra gelen su temiz olacaktır.
         
           Sabahları güneş doğmadan çimenler üzerinde     biriken çiğ damlaları ince bir bezle toplanarak ve yeterince ıslanan bez sıkılarak içilecek su temin edilebilir.
              
 Doğada dar ve güneş almayan derin kaya yarıklarında su bulunabilir
       
Kurumuş görünen dere yataklarının zemininde, kum altında su olabilir. Dere yatağının bir engel veya bir kaya ile karşılaştığı bölümünün ön tarafı kazılarak su bulunabilir.
       
Kurumuş dere yataklarının tam tersine arazi çok ıslak ve bulunduğumuz yer bataklık olabilir. Suyun az ötesine kazacağımız çukura dolan su başlangıçta bulanık olacak ancak beklenildiğinde su berraklaşacaktır.
       
Deniz kıyısında ve geniş kumsalda isek, denizden karaya doğru en az 100 m. ileride kumu kazdığımızda az tuzlu ama içilebilecek suyu bulabiliriz.
       
Eğer deniz kenarında isek ve elimizde su kaynatacak bir kap varsa şekilde görüldüğü gibi bir  sistem oluşturarak ve kabın üzerine konulan kumaş parçası buhardan ıslandıkça sıkarak su elde edebiliriz
       
Deniz kıyısında isek ve elimizde büyük bir naylon torba varsa, deniz suyunu kaynatarak buhardan su elde eden bir imbik yapabiliriz. Tencereden çıkan buhar naylon torba içinde yoğunlaşarak su haline gelecek ve içeri kıvırdığımız naylon torbanın kenarında toplanacaktır.
     
Kar olan bir ortamda ise, yandaki şekilde hazırlanan sistemdeki bezin içine doldurduğumuz kar, aynı zamanda ısınmak amacıyla yaktığımız ateşin ısısı ile eriyerek alttaki kapta toplanacaktır.
     
Yenen kar susuzluğu gidermemekte aksine artırmaktadır. Bu nedenle kar yenmemeli, avuç içinde sıkılarak şekildeki gibi içilmelidir
     
Bir bitkinin yaprakları üzerine geçirilen naylon torba içinde yapraklardan çıkan nem yoğunlaşarak toplanacak ve susuzluğumuzu giderebilecektir.
   
Bir bitkinin üzerine geçirilen ve yanda oluşturulan kanallarda kıvrılan naylon içinde yapraklardan ve zeminden çıkan nem yoğunlaşarak kenarlarda toplanacaktır.
   
Su imbiği en kurak ortamlarda bile çalışan bir sistemdir. Bunun için 180x 180 plastik örtü, bir kap ve ince bir hortum gereklidir. Ağız genişliği 100 cm. ve derinliği 70 cm. olan bir çukur kazılır. Çukur dibine bir kova ve kovanın içinden gelen yaklaşık 150 cm. boyunda hortumun ucu çukur dışına alınır. Çukurun üstüne örtülen naylon Torbanın kenarlarına toprak örtülür ve tam ortasına taş konur. Güneş doğup hava ısındığında henüz serin olan topraktan çıkan buhar yoğunlaşarak aşağıdaki kaba damlar. Gece ise hava soğurken henüz sıcak olan topraktan çıkan buhar yoğunlaşarak kaba damlar. Böylece gece ve gündüz su toplamak mümkündür. Gündüz geceye oranla daha çok su toplanır. Biriken su plastik hortum aracılığı ile emilerek alınır. Plastik hortum konulmasındaki amaç sistemi bozmadan su elde etmektir.
   
Yazı ve resimler alıntıdır
İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır

Çevrimdışı MÜRSELİM

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 578
Ynt: HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ
« Yanıtla #2 : 23 05 11 , 17:19 »
DOĞADA ATEŞ YAKMA TEKNİKLERİ
Doğadaki yaşam mücadelesinde sudan sonra en gerekli olan şey ateşdir.Ateş sayesinde ısınırız,yemek pişiririz,geceleyin güvenlik sağlarız,suyu mikroplardan temizleriz,yerimizi belli etmek için kullanırız.
ATEŞ NASIL YAKILIR.
Ateşin oluşabilmesi için kıvılcım veya çok yoğun ısı ve bunların hemen tutuşturabileceği kav denilen malzemeye ihtiyacımız vardır.Ateşin yakılmasında iyi havanın önemi inkar edilemez.İyi havalarda edineceğimiz ateş yakma deneyleri ile ancak yağmurlu ve nemli havalarda bunu başarabiliriz.Tabiattan ateş yakabilmemiz için gereken malzemeleri kolaylıkla bulabiliriz.
KAV
Bir kıvılcımla dahi kolayca tutuşabilecek malzemedir.Hafif , gevşek ve kuru ağaç kabukları,kuru otlardan ince ve küçük parçalar,kuru yosunlar,küçük kuş yuvalarındaki tüyler ve çeşitli kuru bitki lifleri kav için idealdir.Kav bulamadığımız taktirde kuru pamuklu giysilerimizi ince liflere ayırarak elde edeceğimiz pamuk yığını iyi bir kavdır.Kuru gazete kağıdı lifleride bir kavdır.Benzin,fişek veya mermi mühimmatıda dikkatli kullanılırsa iyi bir tutuşturucudur.
Çeşitli kav tipleri
*Çeşitli kuru otlar
*Kuru Yapraklar
*Kuru ağaç kabukları
*Kuru yosunlar
Kuru mantarların dış kabukları atıldıktan sonra içteki destek lifleri kav için kullanılır.Kuru otlardan hazırlanmış yığındaki lifler çok çabuk ateş alabilir.Yağışlı havalarda ağaç kabuklarının içi,ölü ağaç gövdelerinin içi iyi kavdır.Kuru ve ölü yusunlar iyi kavdır.En iyi yosunları ağaç gövdeleri üzerinde bulabilirsiniz.Kuru yapraklar bütün veya parçalanmış olarak kullanılabilir.Buna benzer yapraklara rasladığınızda varsa naylon torbaya koyarak yanınızda bulundurun.

Kavın Tutuşturulması
Hazırladığıız kavı eğer elimizde bir parça çelik(cep çakısı gibi) var ise doğada sık bulunan çakmaktaşına vurarak çıkan kıvılcımla tutuşturabiliriz.Bu kıvılcımla en iyi pamuk tutuşmaktadır.Hafif yanmayı yavaş üfleyerek desteklemek gerekir.

Fotoğraf makinası veya bir dürbünden sökebileceğimiz ince kenarlı bir mercek ile güneş ışınlarını kav üzerinde odaklayarak kavı tutuşturabiliriz.Hafif yanmayı yavaş üfleyerek desteklemek gerekir.

Elimizde bir akü var ise,kablolarını birbirine değdirerek elde ettiğimiz kıvılcım ile kavı(eğer benzini tutuşturmak istiyorsanız çok dikkatli olun ve çok az miktar kullanın) tutuşturabiliriz.

Ağaçtan imal ettiğimiz yay ve matkap kullanarak kavı tutuşturabiliriz.

Yukardaki şekilde gibi bir yay ,bir ağaç çubuk,avucumuzu korumak için bir matkap başı ve bir ateş tahtası hazırlanacaktır.Ateş tahtası ve matkap kavak türü bir ağaçtan olması tercih edilir.Ateş tahtası 5cm kalınlığında,matkap tahtası 30-40 cm uzunluğunda , yay 75 cm uzunlukta ve 2 cm kalınlığında olmalıdır.Matkap çubuğunun, matkap başı içinde en az sürtünme ile dönmeli ve bu yer yağlanmalıdır.
Her iki ağacında kuru olması ve ölü ağaçlardan alınması gereklidir.Ateş tahtası üzerinde yapılan V şeklindeki çentik en önemli noktadır.Bu çentiğin matkap ucunun temas ettiği noktanın merkezine kadar açılmış olması gerekir.

Her iki ağacında kuru olması ve ölü ağaçlardan alınması gereklidir.Ateş tahtası üzerinde yapılan V şeklindeki çentik en önemli noktadır.Bu çentiğin matkap ucunun temas ettiği noktanın merkezine kadar açılmış olması gerekir.
En pratik duruş,sağ dizimizi yere koyarken sol ayağımızın ucu ile ateş tahtasının hareket etmesini önleriz.Sol elimizin avucu içindeki matkap başı ile matkap çubuğunu ateş tahtası içindeki kertiğe bastırırız.Sağ elimizde olan ve matkap çubuğunun üstüne bir kere dolanmış yayı ileri geri hareket ettiririz.

Yayı sanki testere ile tahta keser gibi ileri geri hareket ettirin.Tahta yeterince ısındığında duman çıkmaya başlıyacaktır.Döndürmeyi hızlandırdığımızda sol elle matkap üzerindeki basıncı artırmalıyız.Daha çok duman çıkmaya başlarken,ateş tahtası altına koyduğumuz ince plaka üstüne siyah renkli toz dökülmeye başlıyacaktır.Bu yığın yeterli miktara ulaştığında delgi ve tahtayı ince plaka üzerinden kaldırıp,bu siyah yığına elimizle yavaşça yelpaze yapmalıyız.

Bu yığında kıvılcım varsa yığın derhal kızarıp, parlıyacaktır.Bu yığını hemen kav üzerine dağıtmadan yerleştirmeliyiz.
Üflemeye başladığımızda bu kıvılcım kavı alevlendirecektir.

İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır

Çevrimdışı MÜRSELİM

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 578
Ynt: HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ
« Yanıtla #3 : 23 05 11 , 17:29 »

DOĞADA YİYECEK BULMA

Öncelikle nereye ulaşmak istediğinizi, şu anda nerede olduğunuzu, önünüzde ne gibi engellerin olduğunu düşünün.  Daha sonra acıkma ve susama hissi baş gösterdiğinde sakın ola büyük hayvanların peşinden koşmaya kalkmayın. Sizi yoracak ve bitkin bir vaziyette belki de yakaladığımız hayvanı yiyemeden yaşama son vermemize neden olabilir. Onun için yılan, balık, çekirge ve kurbağa gibi ufak hayvanlar ile karnınızı doyurmaya bakın, çünkü insanoğlu 7 gün açlıktan sonra düşünme duyusunda kaybeder ve mantıklı düşünme kavramı azalır. Karın doyurma ve su ihtiyacını karşılama işi göller ve derelerden karşılayabilirsiniz. Unutmayın ki doğa dere ve göller ile çok zengindir. Akarsuların akış yönünü takip ettiğimiz sürece sizi bir yerleşim alanına götürecektir.
 
  Hayatta kalma ve yaşamınızı sürdürmek için ateşin büyük rolü vardır. Neden diyecek olursanız, sizi rahatsız eden sivrisinek ve diğer haşerelerden ateşin dumanı sayesinde kurtulabilirsiniz,
 
  ETLER:
 
 Doğada yaşayan hayvanlardan sadece böcekler yenmez bunun haricindeki bütün hayvanlar yenilebilir. Etler tütsüleyerek veya kurutularak daha uzun süre bozulmadan muhafaza edebilirsiniz, vahşi hayvan saldırısı içinde ateş caydırıcı bir unsurdur.
 
 YILANLAR:
 
Kafa ve kuyruk kısımlarından birer karış kesildikten sonra kalan kısım derisi yüzülerek diğer etler gibi pişirilerek yenilir.
 
 KABLUMBAĞA:
 
Kaplumbağaların kafası ön kolu ile arka ayağının birisi kesilir. Kesilmeyen arka ayağından yüksek bir yere asılarak iki saat kadar içerisindeki kanın süzülmesi beklenir. Kan süzüldükten sonra kabuğuyla birlikte ateşe gömülür bir saat kadar kaldıktan sonra kabukları kırılarak pişen et yenir.
 
 MANTARLAR:
 
Genellikle pastel renkli üzerinde toz tabası bulunan ince saplı mantarlar zehirlidir. Bunların yerine sapı kalın, hoş kokulu, mat renkli ve içerisinde kurt yaşayan mantarlar güvenle yenilebilir.
 
  BİTKİLER:
 
 Bilinen bitkiler yenilmelidir. Eğer bitkinin zehirli olup olmadığı bilinmiyorsa: üzerinde ayva tüyleri olmayan, kökünde yumru meyveleri bulunmayan, ince yaprakları olmayan, yaprakları kopartıldığında sütü çıkmayan bitkiler yenilmelidir. Bu bitkiler yenilirken önce vücudumuzun yumuşak derili bir bölgesine sürülmeli eğer kaşıntı ve kızarıklık yoksa dudaklara sürülmeli bir miktar beklenmeli yine tepki yoksa bir miktar ağızda çiğnemeli yine olumsuz bir tepki yoksa, az miktarda bitki yutulmalı eğer midede bir rahatsızlık yaratmazsa biraz daha bekledikten sonra bitki yenilmelidir.
 
  İçeceğiniz su mikroplu diye kuşku duymanız halinde bu suyu ateş sayesinde kaynatıp mikroplardan arındırabilir, içerisinde canlı yaşayan sular güvenle içilebilir
 
İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır

SDC

  • Ziyaretçi
Ynt: HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ
« Yanıtla #4 : 23 05 11 , 19:50 »
Mürselim çok değerli bu bilgiler, teşekkür ederiz ama inşallah hayatta kalma mücadelesi vermek durumunda kalmayız  :)

Çevrimdışı MÜRSELİM

  • Genel Moderatör
  • Kahraman Üye
  • *****
  • İleti: 578
Ynt: HAYATTA KALMA TEKNİKLERİ
« Yanıtla #5 : 23 05 11 , 23:24 »
inşallah ;D
İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır